Fransa’da boşanmak

FRANSA HUKUKUNDA BOŞANMA

Fransız hukukuna göre boşanma davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemelerine (Tribunal de Grande Instance) bağlı Aile mahkemeleridir (Juge aux affaires familiales). Yetkili mahkeme ise, Fransız Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 1070. maddesine göre :

  • ailenin yerleşim yerinin olduğu mahkeme;
  • eşlerin ayrı yaşaması ve velayet hakkının ortak olarak kullanıldığı durumda ergin olmayan çocukların kaldığı eşin ikametgâhı mahkemesi veya velayet hakkını yalnız kullanan eşin ikametgâhı mahkemesi;
  • diğer durumlarda, dava açmakta inisiyatifi kullanmayan diğer eşin ikametgâhı mahkemesidir.

İkametgâhın neresi olduğu davanın açıldığı tarihte dikkate alınır.

Taraflardan birinin Fransız vatandaşı olması ve diğerinin Türk vatandaşı olması durumunda, eşler Fransa’da ikamet ediyorlarsa, Fransız mahkemeleri yetkilidir.

Aynı durum her iki eşin Türk vatandaşı olması ve Fransa’da ikamet etmeleri için de geçerlidir. Bu durumlarda Fransız kanunlarına göre boşanma davasının açılması gerekmektedir.

BOŞANMA DAVASININ AŞAMALARI

Fransız hukukunda boşanma iki aşamada gerçekleşir:

  • Barıştırma aşaması
  • Esasa ilişkin aşama

1. Barıştırma aşaması

Bu aşama, boşanma davasının ilk aşamasıdır. Dava açıldıktan sonra duruşma açılır ve taraflar davet edilir. Bu duruşmada hâkim eşlerin barışıp barışmadığını öğrenir. Eşlerin barışmaması durumunda, hâkim boşanma davası süresince alınacak tedbirlere hükmeder.

Bu duruşmada alınan tedbirler, ortak çocukların hangi eşte kalacağı, çocuklara ve eşe dava süresi içinde verilecek nafaka miktarı, eşlerin çocukları görme ve velayet hakkı ve ortak evin ve arabaların dava sürecinde kimde kalacağına karar verilir.

Bu tedbirler boşanma davası bittiği zaman sona erer.

Tarafların barışmaması durumunda hâkim eşlere esasa ilişkin boşanma davasını açma hakkı verir.

Bu karara İstinaf Mahkemesi (Cour d’appel) önünde itiraz edilebilir.

2. Esasa ilişkin aşama

Bu aşama geçmek için eşlerden birinin ayrı dava açması gerekmektedir.

Yapılan yargılama sırasında hakim, çocukların kesin bir şekilde hangi eşte kalacağına, diğer eşin çocukları nasıl ve ne zaman göreceğine, velayet hakkına, tazminata ve nafakaya karar verir.

Verilen karara karşı İstinaf Mahkemesi (Cour d’appel) önünde itiraz edilebilir.

BOŞANMA DAVASI ÇEŞİTLERİ

Fransız hukukunda dört boşanma şekli vardır.

1. Anlaşmalı boşanma

Anlaşmalı boşanmada taraflar hem boşanma konusunda hem de boşanmanın sonuçları ve etkileri konusunda anlaşmışlardır.

Bu boşanma türünde bir avukat her iki eşi temsil edebildiği gibi, her eş ayrı avukatlarla da temsil edilebilmektedir.

Söz konusu avukat(lar), bir boşanma protokolü hazırlar ve eşlerin imzasına sunarlar. Bu protokolün avukat veya avukatlar tarafından ve eşler tarafından imzalanması gerekmektedir.

Eğer eşlerin ortak bir gayrimenkulü varsa, bu protokole noterden bu gayrimenkulün satılması ile ilgili belgeyi eklemeleri gerekmektedir.

Anlaşmalı boşanma yapıldığı zaman, eşler boşanmada kimin hatalı kimin hatasız olduğu konusunda beyanda bulunmamak zorundadırlar.

Anlaşmalı boşanmada bir tek duruşma yapılır ve bu duruşmada aile hâkimi boşanma protokolünde belirtilen hususların doğru olup olmadığını inceler. Hâkim taraflara, protokolde belirtilen hususların taraflarca kabul edilmesi durumunda, boşanma protokolünü onaylar ve tarafların boşanmalarına karar verir.

Tarafların protokolde belirtilen konularda fikir değiştirmeleri durumunda ve çocukların ve eşlerin çıkarlarına aykırılık tespit etmesi durumunda hâkim, anlaşmalı boşanmaya karar verememektedir. Açılan dava çekişmeli boşanma haline dönüşür.

Anlaşmalı boşanma dışındaki boşanma şekilleri çekişmeli boşanma olarak kabul edilmektedir. Bu tür boşanmalarda taraflar ya boşanma konusunda ya da boşanmanın sonuçları konusunda anlaşamamaktadırlar.

2. Kusura dayalı boşanma

Kusura dayalı boşanma davası Fransız Medeni Kanununun 242. maddesinde öngörülmüştür. Buna göre, eşlerden biri, evlilik görevini ve ödevlerini yerine getirmeyen diğer eşe karşı boşanma davası açabilmektedir. Burada eşlerden birinin ağır bir şekilde evlilik ödev ve görevlerini yerine getirmemesi gerekmektedir. Bu konuda kusurun ağır olup olmadığına hakim karar vermektedir.

Ağır kusur durumları genelde, bir eşin diğer eşi aldatması, evden ayrılması, evlilik süresi içinde eşin evin ihtiyaçlarını uzun süre karşılamaması veya aile içi şiddet olabilmektedir.

Hakim yapılan yargılama sonucunda evlilik ödev ve yükümlülüklerinin ağır bir şekilde ihlal edildiğine karar verdiği zaman boşanmaya hükmeder ve kusurlu tarafı, talep olması durumunda tazminat ödemeye mahkum edebilir.

3. Tarafların boşanmada anlaştıkları ama sonuçlarında anlaşamadıkları boşanma davası

Bu boşanma dava türünde tarafların ikisi de boşanmayı kabul etmekte, ancak boşanmanın sonuçları konusunda anlaşmazlık içinde olmaları durumunda söz konusudur.

Aile hâkimi tarafların anlaştıkları hususları kontrol ettikten ve diğer anlaşmazlık konusu olan konularda karar verdikten sonra boşanmaya karar verir.

4. Evlilik bağının kesin bir şekilde ortadan kalkması nedeniyle boşanma davası

Bu boşanma türü Fransız Medeni Kanununun 237 ve 238. maddelerinde düzenlenmiştir. Eşlerin iki yıldan fazla ayrı yaşamaları durumunda hakim eşlerin boşanmalarına karar vermektedir. Bu iki yıllık süre, esasa ilişkin davanın açıldığı sırada dolmuş olması gerekir. Bu durumu ispatlamak davacıya aittir ve her türlü delille bu durum ispatlanabilir.

Bu iki yıllık süre, sadece boşanmak için önemlidir. Boşanmanın diğer sonuçları (nafaka, çocukların velayeti etc) ile ilgili olarak hakimin ayrıca karar vermesi gerekir.

Her ne kadar uygulamada hakimler genelde iki yıllık ayrılıktan sonra boşanmaya karar verseler de, yasaya göre hakim boşanmaya karar vermeyebiliyor.

BOŞANMA DAVASINDA AVUKAT TUTMA ZORUNLULUĞU

Fransa’da açılacak boşanma davalarında avukat mecburidir. Boşanma davasının ilk aşaması olan barıştırma aşamasında avukat tutmak zorunlu değildir, ama bu durumda avukatı olmayan eş boşanmak istediği halde, duruşma tutanağını imzalayamaz. Her halükarda boşanma kararı verilebilmesi için avukat tutmak zorunludur.

İlgili kişinin ekonomik durumu avukat tutmaya imkân vermemesi durumunda, adli yardımdan faydalanabilir. Bu durumda kişinin gelirinin 1000 Euro altında olması gerekmektedir. Bu şartın gerçekleşmesi halinde, tüm avukatlık ücretleri devlet tarafından ödenir. Avukat ilgili kişi tarafından tutulabilir ama tutulan avukatın dosyayı adli yardımdan bakmayı kabul etmesi gerekir. Adli yardımla davaya bakacak avukat bulunmaması durumunda Barodan adli yardımla bir avukat tayin edilmesi talebinde bulunmak gerekir.

Gelirin 1000 ile 1500 Euro arasında olması durumunda, kişi kısmi adli yardım faydalanır. Bu durumda avukatlık ücretinin bir kısmını devlet ödemekte diğer kısmını ilgili kişinin ödemesi gerekmektedir.